Allianz UK, yenilenebilir enerji ürün yelpazesini genişleterek aynı sahada birden fazla teknolojiye sahip müşterileri için basitleştirilmiş yeni bir operasyonel poliçe metni sunduğunu duyurdu.
Çoklu Teknoloji Tek Poliçe Altında Toplanıyor
Güncellenen teminat yapısı kara rüzgâr santrallerini, zemine monte güneş panellerini, hidroelektrik, biyo kütle ve anaerobik sindirim tesislerini kapsıyor. Ayrıca elektrik arz ve talebini dengede tutmaya yarayan bataryalı enerji depolama sistemleri ile Yavaş Yedekleme (Slow Reserve) teknolojileri de bu kapsama dahil ediliyor. “Renewable Energy Select” ürünü sayesinde, tek bir sahada yer alan çoklu teknoloji ve şebeke stabilizasyon varlıkları artık tek bir operasyonel poliçe altında birleştirilebiliyor. Bu uygulama, her bir teknoloji için ayrı poliçe düzenleme zorunluluğunu ortadan kaldırarak brokerlerin sigorta yönetim süreçlerini kolaylaştırıyor.
İngiltere’de elektriğin yarısından fazlasının yenilenebilir kaynaklardan sağlandığına ve 2035 yılına kadar yıllık 30 milyar sterlini aşan temiz enerji yatırımlarıyla “Clean Power 2030” hedeflerine doğru ilerlendiğine dikkat çekiliyor.
Mühendislik ve Risk Önleme Desteği
Yeni yapı; Allianz’ın risk kabul, risk önleme, teknik danışmanlık ve mühendislik denetimi yetkinliklerini bir araya getiriyor. İngiltere genelindeki 750’den fazla uzman mühendis, yenilenebilir enerji risk uzmanlarıyla birlikte çalışarak olası riskleri tespit etme, hasarları azaltma ve güvenli operasyonel sürekliliği sağlama konusunda destek veriyor. Brokerler, İnşaat Tüm Riskler (CAR) dahil olmak üzere hem inşaat hem de işletim aşamaları için sigorta ve mühendislik hizmetlerini bütüncül bir şekilde temin edebiliyor. Şirket ayrıca 70’ten fazla ülkedeki küresel birikimini ve büyük kurumsal kaynaklarını da bu süreçte kullanıyor.
Allianz UK İnşaat, Mühendislik ve Enerji Başkanı Karen Boothroyd konuya ilişkin değerlendirmesinde, İngiltere’nin yenilenebilir enerjiye geçişinin büyük fırsatlar getirmekle birlikte risk yapısını da değiştirdiğini vurguladı. Farklı teknolojilerin inşaat ve işletim süreçlerinde farklı riskler taşıdığını belirten Boothroyd; ekipmanlar, tedarik zinciri ve şebeke altyapısı arasındaki bağlantıların tek bir alandaki sorunun geniş çaplı sonuçlar doğurmasına yol açabildiğini ifade etti. Boothroyd, amaçlarının sigorta, mühendislik denetimi ve pratik risk önleme desteklerini birleştirerek varlıkların güvenli ve kesintisiz çalışmasını sağlamak olduğunu kaydetti.
